Halk arasında, İş yaşamında kullanılan iş güvenliği kanunu olarak bilinen “6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun amacı iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir. Kanun çıktığından bu yana işyerlerinde istenen hızda olmasa da bu konuda bir bilinç oluşmaya başlamıştır. Kanun sayesinde tüm işverenler, çalışanlar iş sağlığı ve güvenliği kavramını benimseyerek kanun ve yönetmeliklere göre gerekli tedbirlerini almaya başlamışlardır.
İşverenler tehlike, risk, iş kazalarının önlenmesinin mümkün olduğunu bunun için sorumlulukları olduğu kabul etmeye başlamışlarıdır. İş güvenliği kanunu iş sağlığını artıran bir çalışmadır.
İşyerinde çalışan kişilerin güvenli ve sağlıklı bir iş ortamının oluşturulması son derece önemlidir. İş sağlığı ve güvenliğinin oluşturulması kadar bunun sürdürülebilmesi içinde birçok süreç gereklidir.
İş sağlığı ve güvenliği 3 ayaklı bir masadır. İşveren, İşçi ve Devlet bu kanunun 3 ayağıdır. Tarafların bir tanesinin bu konuda gerekli çalışmayı göstermemesi halinde o işyerinde “iş sağlığı ve güvenliği kanunu” ve kapsamındaki çalışmaların başarı ile uygulanabilmesi mümkün değildir.
İş sağlığının korunması için herkesin üzerine düşen görevi yapması gerekir. Bunun için de iş veren, çalışan ve devlet ortak hareket ederek herkesin güvenliğini de sağlar. İş güvenliği kanunu devlet tarafından oluşturulur. Buradaki amaç çalışanların ve iş verenlerin kendi üzerine düşenlerini yapmasını sağlamaktır. Bu sayede de iş güvenliği kanunu sayesinde sorunsuz bir çalışma alanlarına ulaşma sağlanır.
İş Güvenliği Kanununun Önemi
Ülkemizde kimi zaman iş kazaları ortaya çıkar. İş kazaları sonucunda da kimi zaman iş veren kimi zaman da çalışan oldukça mağdur bir durumda kalır. İş güvenliği kanunu ile tüm bu iş kazalarının önüne geçilmeye çalışılır.
İşveren çalışanın, çalışma ortamındaki sağlığını korumak ile yükümlüdür. İşlerin denetlenmesinde de iş güvenliği kanunu devreye girer. Çünkü bu kanun ile işverenlerin yükümlülükleri artırılır. Artık yanında çalışanları her koşulda daha korumacı bir yaklaşım istenir. Devletin ortaya çıkardığı kanun sayesinde de iş ortamında pek çok iyileştirme amaçlanır.
İşverenler kimi zaman sorumluluklarından kaçarak, çalışanlarının sağlığını da hiçe sayar. İş güvenliği kanunu bu nedenle sadece çalışanlara neler yapması gerektiğinin bilgisini vermez. Aynı zamanda onların bu görevlerden ve sorumluluklardan kaçma durumunu da ortadan kaldırır.
Örneğin işveren sorumluluğu iş yeri dışındaki bir kişiye yükleyebilir. Bu durumda oluşabilecek sorunlardan da kaçmayı amaçlar. Ancak iş güvenliği kanunu ilgili maddeleri gereği ile iş yeri dışındaki bir kişiye görev verilmesinin işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı açıklanır. Ayrıca pek çok işveren sorumlulukları çalışanlara devrederek de olumsuzlukların nedenini onlara yükler. Kanunda geçen ilgili maddeler nedeni ile bu durum da kabul edilmez.
Çalışanın sağlığını etkileyen her durum işverenin sorumluluğunda değerlendirir.
İş Güvenliği Kanunu Uygulanması
Çalışanların ve işverenlerin sorumlu olduğu iş güvenliliği kanunu pek çok yaptırımlar ile de desteklenir. Bu kanun kapsamında yürürlüğe giren yönetmelikler ile de riskli bir iş ortamının oluşması durumunda gerekli yaptırımlar uygulanır. Böylece çalışanın güvenliği de garanti altına alınır.
İş güvenliği kanunu ile ilgili olarak uygulanan idari para cezaları işyerinin tehlike sınıfına ve işyerindeki çalışan sayısına bağlı olarak değişmektedir.
Örneğin
5 kişinin çalıştığı AZ TEHLİKELİ bir işyerinde “risk analizi” yaptırmamanın cezası iş güvenliği kanununa göre 2019 yılı için 5.742,00 TL iken
51 kişinin çalıştığı ÇOK TEHLİKELİ bir işyerinde risk analizi yaptırmamanın cezası iş güvenliği kanununa göre 2019 yılı için 17.226,00 TL’dir.
Güncel İş güvenliği kanunu idari para cezaları için www.bizimosgb.com adresinde ilgili linke girerek detaylı olarak inceleme yapabilirsiniz.
BİZ İM OSGB
İSG Yönetim Sistemleri

Son Yorumlar