İşyerinin Tehlike Sınıfının Risk Değerlemesi ile Belirlenmesi
6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanununa göre İşyeri tehlike sınıfı,o işyerinde yapılan asıl iş dikkate alınarak ,az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri olarak 3 tehlike sınıfına göre belirlenmektedir.
Tehlikenin tanımı: Risklerin gerçekleşme olasılığıdır.Tehlike sınıfının belirlenmesinde riski sadece “yapılan iş” üzerinden ele almak ,işyeri tehlike sınıfını önemli derecede değiştirecek daha birçok riski (yer,iklim,ortam,makine – ekipman,elektrik-mekanik tesisat, kimyasal-biyolojik madde,mimari yapı,çalışan kadrosu ve sayısı )yok saymak ,dikkate almamak anlamına gelmektedir.Uygulamada işyeri bildirgesinde “yapılacak işin” detaylı veya doğru verilmemesi halinde işyeri tehlike sınıfı değişmektedir.İşyerine özgü risklerin kapsamlı değerlendirilmemesi nedeniyle işyerleri arasında İsg prosedürleri ve idari para cezalarının uygulamaları yönünden de çelişkiler oluşmaktadır.
Dolayısıyla “yapılan iş” üzerinden işyeri tehlike sınıfını belirlemek yerine kapsamlı hazırlanacak işyerine özgü riskler üzerinden yapılacak, adınada “işyeri risk değerlemesi” diyebileceğimiz bir sisteme göre işyerlerinin tehlike sınıflandırması yapmak daha doğru bir iş olacaktır.

Yürürlükteki iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı çerçevesinde risk değerlendirmesi işyerinde bulunan uzman,hekim,işveren ve çalışanların katılımıyla yapılması yeterli görülmektedir.İş güvenliği uzmanı olarak görev yaptığım Bizim OSGB ‘de hizmet verdiğim işyerleri için hazırladığım/hazırlayacağım risk analizlerini tecrübem ve bilgim dahilinde detaylı bir çalışmayla iş yerine özgü olmasına özen gösteriyorum.Ancak çok çeşitli meslek gruplarının konularını içine alacak şekilde kapsamlı bir işyerine özgü risk analizi hazırlanmasını uzmandan,hekimden,işverenden,çalışandan beklemek ki çoğu işyerlerinde sadece uzmanın gayretine kalması büyük resmi iyi görememize ve okuyamamıza neden olacaktır.
Nasıl yapılmalı sorusuna gelince;yüzyıllardır süregelmiş çalışma hayatı olan ülkemizde Çalışma Bakanlığımız öncülüğünde eğitim kurumları,meslek odaları,işçi sendikaları,sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanarak görüşlerin alınacağı ortak bir çalışma ile başlatılılması, konularında yetkin,uzmanlaşmış,bilgi birikimleri bulunan kişilerin bir araya getirme koşullarının belirlenmesi, risk analizlerinin yol ,yöntem ,analiz ve hesaplama metodları ile eksiksiz hazırlanmasını ve bunlarla ilgili hizmetleri verecek kurumların kuruluş koşullarının oluşturulması ile ilgili yönetmeliklerin düzenlenmesini sağlamalıdır.
Adınada “risk değerleme ekibi” diyeceğimiz oluşumlara ,mevcut ve kurulacak olan işyerleri için yer,iklim,ortam,makine-ekipman,elektrik-mekanik tesisat,mimari yapı,yapılacak iş ,malzeme,kimyasal –biyolojik madde,çalışan kadrosu ve sayısı gibi faktörlerin değerlendirileceği kapsamlı,işyerine özgü risk analizleri hazırlatılmalı,daha sonra bu risk analizlerinin her bir

maddesi için işyeri tehlike sınıfını ne oranda etkileyebileceği katsayıları oluşturulmalı ve belirlenecek bir sistem dahilinde işyerine ait 2 farklı “risk değerlemesi” sonucu bulunmalıdır.Birincisi iş kazası yaşanmaması risk değerleme sonucu,ikincisi meslek hastalıkları oluşmaması risk değerleme sonucu şeklinde olmalıdır.Yani bir işyeri için “İşyeri Tehlike Sınıflandırılması” iş kazası ve meslek hastalıkları oluşmama skorlarına göre ayrı ayrı yapılmalıdır.
Sonuç olarak şu anki mevzuattaki uygulamanın birden çok mahsurlu yönleri giderilmiş olacak, hatalı ve doğru olmayan şekilde belirtilen yapılan iş nedeniyle işyeri tehlike sınıfı yanlışları ortadan kalkacak, işyerleri arasında isg prosedür ve idari para cezaları açısından oluşacak maliyetlerde adilane bir tehlike sınıflandırılması yapılmış olacak(Örneğin basit bir anlatımla aynı işi yeni teknolojiye sahip makinalarla yapan bir işyeri için ayrı,çok eski makinalarla yapan işyeri için ayrı bir risk değerleme sonucu çıkacak ve sistem içinde farklı seviyelerde tehlike sınıflandırmasına tabi olacaklardır).Ayrıca işverenler tehlike sınıflarının farklılıklarından doğan maliyetlerini düşürmek adına sınıflarını isg alanına yatırımlar yaparak yükseltme yoluna gidecekler gibi olumlu gelişmeler başlayacaktır.
Şirketlerin mali değerlemesi yapılırken ilgili banka kurumu bu konudaki uzman kadrosunu, geçmiş tecrübelerini ve bilginin en küçük kırıntılarının bile değerlendirildiği hesaplama yöntemlerini kullanarak en titiz şekilde mali değerleme yaparken benzer durumda ; işyeri risk değerlemesi adı altında işyerinde iş kazası ve meslek hastalıkları oluşmama skorlarına göre ayrı ayrı tehlike sınıflandırması yapmak zaruridir.
İş sağlığı ve güvenliği kültürünün bilimsel ve düşünsel mantığı içerisinde kısa zamanda yol alınmak isteniyorsa yukarda belirtilen çalışmalara bir an önce başlanmalıdır diye düşünüyorum.
Erdoğan VAROL
A sınıfı iş güvenliği uzmanı
Makine mühendisi
Son Yorumlar